1. AY BEBEK
Neler Yapabilir?
-Ağzını açıp, meme başını arar, emme ve yutma hareketleri yapar.
-Ellerini yumruk yapıp ağzına götürür,
-Uyanık olduğunda sizin yüzünüze bakar ve sesinizi dinler,
-Oynarken ayakları ve ellerine dayanıp itebilir.
-Sırt üstünden, yana dönmeye çalışır,
-Parmağınızı emmeye çalışır,
-Aç, huzursuz ve sıkıntılı olduğunda ağlayarak ilişki kurmaya çalışır.
-Günün büyük çoğunluğunda uyur, 2-3 saatte bir uyanıp beslenmeye çalışır.
-Oturur durumda başını, ara sıra dik tutabilir
-Yüzükoyun yatırılınca başını titreterek kaldırabilir.
-Avucuna konan parmağı sıkı sıkı tutar
-Çıngırak ve zil sesine tepki duyar.
-Bakışlarını yanına gelen kişi üstünde tutar.
Değişiklikler
-Göz kasları geliştikçe göz hareketlerini daha kontrollü yapmaya başlar. Göz
kasları hala tam olarak gelişmediği için de, zaman zaman göz hareketleri
kontrolsüz olabilir.
-Kişilik gelişmeye başlar, bu nedenle bazı bebekler huysuz ve çok gürültülü iken
diğer bebekler sakin ve sessiz olabilir.
-Birinci ayın sonuna doğru, sizin konuşmalarınıza, seslerinize ve dokunmanıza
yanıt olarak gülümsemeye başlar. Bu, bebeğinizin sosyalleşmeye başlaması
demektir.
-Beslenme şeması gittikçe daha düzenli olmaya başlar.
Oyunlar
-Bebeğinizin yüz ifadelerini ve onun çıkardığı sesleri taklit edebilirsiniz.
-Bebeğinizin kulağına yumuşak bir ses tonu ile konuşup, müzik çalabilirsiniz.
-Bebeğinizi, başını destekleyerek omzunuzda taşıyınız, böylece dünyayı görmesine
yardımcı olunuz.
-20-30 cm. mesafeden bebeğinize resimler, basit şekilli, parlak renkli objeler
gösterebilirsiniz.
-Onun yatağının kenarlarına ufak, hareketli, parlak hayvan figürleri
asabilirsiniz.
-Bebeğinizi kucağınıza alın, ilgilenin, öpün ve ona sarılıp uzanın. Bebeğinizle
konuşun ve onu ismi ile çağırın.
Beslenme
-Mümkünse bebeğinize sadece anne sütü verin, eğer herhangi bir nedenle anne
sütü veremiyor ya da sütünüzün yetmediğini düşünüyorsanız, doktorunuzun
önereceği hazır mamaları verebilirsiniz. Bu dönemde mecbur kalmadıkça inek sütü
kullanmayınız.
-Bebeğinizin beslenmeye başlamadan rahat ve huzurlu olmasını sağlayınız, altı
kirli ise emzirmeden önce altını değiştiriniz. Bebeğinizin uyanık olduğuna ve
beslenmeye hazır olduğuna emin olunuz.
-Emzirdikten sonra mutlaka gazını çıkartınız.
Bakım
-Bebeğinizin altını sık olarak değiştiriniz. Bu dönemde bebeklerin pek çoğu
genellikle hemen beslendikten sonra olmak üzere günde 4-6 defa kakasını yapar.
-Bebeğinizin tırnaklarını kesiniz, böylelikle kendini çizmesine engel olursunuz.
-Arabaya bindiğinizde bebeğinizin mutlaka yaşına uygun bebek koltuğuna bağlı
olduğuna emin olunuz.
-Bebeğiniz ağladığı zamanlarda bebeğinizi kucağınıza alarak yumuşak bir sesle
onunla konuşun veya mırıldanın.
-Gündüzleri dolaşırken bebeğinizi önünüze astığınız kanguru ile
taşıyabilirsiniz. Temasınız ve sıcaklığınız onda güven hissi uyandıracaktır ve
hareketler bebeğin denge duyusunun gelişmesine yardımcı olacaktır.
-Evdeki diğer kardeşlerin sizin denetiminizde bebeğe dokunmalarına, sevmelerine
ve onun bakımında size yardımcı olmalarına olanak sağlayınız. Böylece hem
gereksiz kıskançlıkların önüne geçilecek hem de kardeşler arasında sağlıklı
ilişki kurulması mümkün olacaktır.
-Bebeğiniz için güvenebileceğiniz ve iyi ilişki kurabileceğiniz bir doktor
seçin. 2 haftalık ve 4 haftalık olduğunda muayenelerini yaptırın.
2. AY BEBEK
Neler Yapabilir?
-Farklı yüzleri ve sesleri tanır.
-Gözleriyle hareketleri izler. Üç boyutlu objeleri ve parlak renkleri
seyretmekten hoşlanır.
-Ellerini açmaya başlar.
-Objeleri ağzına götürüp emer. Emerek sakinleşir.
-Objeyi düşürmeden 1-2 saniye tutabilir.
-Uyku pozisyonu için kesin seçimi vardır.
Değişiklikler
-Duygularını ifadesi çeşitlenir. Mutluluğu, kızgınlığı, güveni ifade edebilir.
-Kucaklama, tanıdık sesle sakinleşir.
-Beslenme ve uyku saatleri düzene girmeye başlar. Bazı bebekler gece boyu
uyuyabilir.
-Sinir sisteminin gelişimi nedeniyle hareketleri daha sakindir, sıçramaları
azalır, ancak koordinasyon henüz tam değildir. Baş kontrolu gelişir.
-Duyguları daha koordinedir.İlgisini çeken sese doğru döner, biberonu görünce
emme hareketi başlar.
Oyunlar
-Bebeğinizin dikkatini çekmek için yüksek tonlu, nazik sesle konuşup, gözle
ilişki kurabilir, sakinleştirmek için ise alçak tonlu konuşabilirsiniz.
Bebeğinizle konuşmanız bu dönemde onun için en eğlenceli oyundur.
-Çıngırağı kulağının yanında yavaşça sallayarak, parlak renkli bir oyuncağı
yüzüne yaklaştırıp, uzaklaştırarak onu eğlendirebilirsiniz.
-Kulağına yavaş sesle ismini söylediğinizde gözleri hareketlenir, başını size
çevirmeye çalışır.
-Hava izin verdiği sürece bebeğinizi günlük yürüyüşe çıkarın.
-Konuşun, dokunun, kucaklayın ve sevginizi gösterin.
Beslenme
-Sadece, anne sütü veya yaşına uygun mama ile besleyin.
-Günde 5 öğün verebilirsiniz.
-Tahıl unları veya diğer yarı yumuşak besinleri vermeyin, bunlar için henüz çok
ufaktır.
-Anne sütü veriyorsanız her beslenmede iki gögsünüzüde vermeye çalışın.
-Diyete başlamayın, süt miktarınız azalabilir.
-Doktorunuz herhangi bir nedenle size ilaç yazarsa, emzirdiğinizi mutlaka
hatırlatın. Kendiniz herhangi bir ilaç almadan önce mutlaka bebeğinizin
doktoruna danışın.
-Gebelikte kullandığınız vitaminlere devam edin.
Bakım
-Düşmelere karşı dikkatli olun, bebeğinizi yüksek bir yerde yalnız bırakmayın.
----Yakalayıp, kendini yuvarlamasına yardım edecek şeylerin yakınına yatırmayın.
-Her altını açışınızda altını ılık suyla yıkayarak veya ılık suda ıslatılmış
pamukla temizleyerek koruyucu bir krem kullanmak, pişikleri önlemede yardımcı
olur.
-Banyo yaparken küvetin tabanına bir havlu koyarsanız kaymasını önlersiniz.
-Gözlerini, kulağını ve burnunu yumuşak bir tülbentle temizleyin. Kulak
temizliğinde temizlik çubuklarını kullanmayın.
-Birinci karma aşıları ve kontrolü için doktora götürün.
3. AY BEBEK
Neler Yapabilir?
-Seslerle, mimiklerle cilve yapar, dış dünya ile ilişkisi gelişir. Daha az
ağlar.
-Yalnız bırakılırsa protesto eder. Sosyal olmak ister.
-Farklı renk ve oyuncaklardan hoşlanır. Uyaranlara yanıtı çeşitlenir.
-Objeye uzanır, yakalayabilir, birkaç saniye tutabilir.
-Yavaş hareket eden objeyi bir yandan diğer yana kadar izleyebilir.
-Kafasını objeyi görebilmek için çevirir.
-Yüzükoyun yatarken dirseklerden destek alarak başını kaldırabilir.
Değişiklikler
-Başını ve gövdesini daha iyi kontrol eder, hareketleri daha az kütleseldir.
-Hareketleri daha gelişir. Herşeyi gözler, yakalar ve emmek için ağzına götürür
-El ve parmakları ile ilgilenir, uzun süre onlara bakar. Elini kullanmayı
öğrenir, objeye uzanır.
-Görmesi neredeyse tamdır. Objeleri tüm ayrıntıları ile görür.
-Uyku, uyanıklık ve yeme düzeni daha belirginleşir.
Oyunlar
-Bebeğinizle oynarken yüzünüzün tamamının onun için profilinizden daha ilgi
çekici olduğunu unutmayın, direkt ona bakın.
-Pek çok farklı obje gösterin. Bunun için parlak renkli, dinlemesi, dokunması,
izlemesi ilginç olan ama ağzına götürdüğünde yutma riski olmayacak kadar büyük
oyuncaklar seçin. Yakalaması, ulaşması için onu cesaretlendirin.
-Eline küçük bir çıngırak verip, onunla nasıl ses çıkaracağını, sallamayı
öğretin.
-Zaman zaman kucağınıza alıp, dünyayı farklı bir açıdan görmesini sağlayın.
-Onun yaptıklarından, memnun olduğunuzu gösterin, onu övün, sık sık ismini
söyleyin.
-Bebeğinize şarkı söyleyip, onunla dans edin. Ona ilgi ve sevginizi sunun.
Beslenme
-Hala sadece anne sütü veya mama ile besleyin.
-Sütünüzü zorunlu hallerde verilmek üzere depolayabilirsiniz. Buzdolabında 24
saat, derin dondurucuda 8 hafta saklayabilirsiniz.
-Doktorunuz önermeden katı gıdalara başlamayın.
-Dinlenmeye, dengeli beslenmeye ve yeterince sıvı almaya özen gösterin.
Bakım
-Küçük parçalı oyuncakları bebeğinizden uzak tutun.
-Bebeğiniz minik bir sepette uyuyorsa ona bebek karyolası almayı planlayın.
Özellikle parmaklıkların arasının, sıkışmayacayı kadar dar olmasına, yüksekliğin
düşmeyeceği boyutta olmasına özen gösterin.
-Bebeği dışarı çıkarırken sizin rahat ettiğiniz kıyafetin bir fazlasını
giydirin. Siz süveterle çıkarken ona 3 battaniye örtmeyin.
-Dışarıya çok fazla çıkmıyor olsanız da yavaş yavaş güvenilir bir bebek bakıcısı
araştırmaya başlayın, onu siz birlikteyken bebeğinizle tanıştırın.
-Bebeğinizi normal kontrolü ve BCG aşısı için doktoruna götürün.
4. AY BEBEK
Neler Yapabilir?
-Avucuna konan objeyi tutabilir. Objeye uzanabilir, ama fazladan birkaç deneme
yapması gerekebilir.
-Dönebilir.
-Destekle oturabilir, başını dik tutabilir.
-Dudaklarını şapırdatabilir, sarkıtarak somurtma ifadesi takınabilir.
-Evdeki farklı kişileri tanır. Onunla ilgilenildiğinde sıcak ve sesli
gülümsemeleri vardır.
-Oyunlardan, oyuncaklardan hoşlanır.
-Gece boyu uyuyabilir, bezini değiştirmek gerekmez.
Değişiklikler
-İlk dişi çıkmaya hazırlanır.
-Görmesi tamamlanır, herşeyi renkleriyle görür. Farklı uzaklıklara gözünü
odaklayabilir.
-Duyma tam gelişir.Farklı seslerle ilgilenir, kendi çıkardığı sesleri dinler.
-El parmak koordinasyonu gelişir.Elleri ile yapmak istediği şeyi yapmayı
öğrenir.
Oyunlar
-Bebeğinize tutacağı, kavrayabileceği, tadacağı, dinleyebileceği oyuncaklar
verin. Parfümünüzü koklamasına izin verin. Onun için müzik açın.
-Renkli bir çorabın tepesi kesip bileğine geçirin, ellerini daha kolay bulacak
ve oynayacaktır.
-Banyo yaparken oyun için biraz daha uzun bir zaman ayırın. Banyo oyuncakları
ile oynaması gelişimine yardım eder.
-Bebeğinizin başarılarını överek, gülümseyerek, onu kucaklayıp severek kutlayın.
Unutmayın bebeğiniz sizin övgülerinizle motive olan sosyal bir yaratıktır.
Beslenme
-Bebeğiniz acıktığını çok daha kolay belli edebildiği için beslenme
saatlerinizi isteğe bağlı düzenleyebilirsiniz.
-Doktorunuzun önerileri doğrultusunda yarı katı besinlere başlayabilirsiniz. Her
yeni besini tek başına ve az miktarda başlayın, yeni tatlara alışmasına izin
verin. Hiç bir besin için bebeğinizle kavga etmeyin.
Bakım
-Oyun materyallerin güvenli olmasına özen gösterin. Oyuncakların metal
çıkıntılarının gevşemediğinden, tüylü oyuncakların göz burun gibi parçalarının
kopmayacağından emin olun. Ağzına alıp boğulmasına neden olabilecek her şeyden
uzak tutun.
-Bebeğiniz emzik kullanıyorsa bunu boynuna asmayın, kullandığınız asıcı
boğulmasına neden olabilir.
-Eğer diş çıkarmaya başladıysa diş kaşıyıcılar özellikle buzdolabında soğutulmuş
olanlar onu rahatlatır.
-Bebeğinizi 2. karma aşıları ve normal kontrolü için doktora götürün.
5. AY BEBEK
Neler Yapabilir?
-İnsan sesine tepki verir, konuşana döner. Annesinin sesini duyunca ağlamayı
keser.
-İlgilenildiğinde gülümser ve konuşur.
-Pek çok farklı ses çıkarır. Bunların bir kısmı kendine özgü, diğerleri
duyduklarını taklittir.
-Gördüğü hareketleri taklit edebilir.
-Elinden oyuncağının alınması veya onu mutsuz eden bir davranışı protesto eder.
-Her şeye dokunmak, tutmak, tatmak ister. Elindeki objeyi diğer eline
geçirebilir.
Değişiklikler
-Emekleme benzeri hareketler başlar. Yatağında bir baştan diğer başa
gidebilir.
-Yabancılaşma başlar. Ev halkı dışındakilerden ilk gördüğünde korkar.
-Kilo artışı azalır. Bu ayda genellikle doğum kilosunun iki katına ulaşmıştır.
Oyunlar
-Yatağına kırılmayan metal bir ayna koyun, kendini görsün.
-Bebeğinizin çıkardığı sesleri taklit edip onu konuşmaya teşvik edin, kısa
cümlecikler ve kelimelerle konuşun. Şarkılar söyleyin.
-Bebeğinizin başka bebeklerle karşılaşmasını sağlayın, birbirlerini inceleyip
konuşmalarına izin verin.
-Sık sık kucaklayın, sevginizi gösterin.
-Yatak üstüne takılan müzikli dönenceleri bu ayda kaldırın, Bebeğiniz uzanıp
yakalayabilir ve kazalara neden olabilir.
Beslenme
-Anne sütü veya mama vermeye devam edin, Bir yaşından önce inek sütü
vermeyin.
-Doktorunuz katı besinlere başlamanızı söylediyse, her besini tek tek ve bir iki
kaşıkla başlayın, alıştıkça miktarı arttırın. Doyduğunu belirttiğinde yedirmeyi
bırakın, aşırı beslemeyin. Yemek saatlerinin herkes için zevkli bir zaman
olmasına gayret edin.
Bakım
-Bebeğiniz ana kucağından kolayca kalkıp yuvarlanabilecek kadar büyüdü,
dikkatli olun.
-Evinizi bebek için güvenli hale getirmeye başlayın, kabloları, yuvarlanabilen
tabure gibi araçları ortadan kaldırın, masa, sehpa gibi eşyaların sivri köşeli
olmamasına dikkat edin.
6. AY BEBEK
Neler Yapabilir?
-Her yöne dönebilir, başını bağımsız istediği gibi çevirebilir.
-Karnı yerden tam kalkmadan emekler, dönmekten keyif alır.
-Oturabilir, ancak henüz kendi oturma pozisyonuna gelemez.
-Objeyi bir elinden diğerine çok rahatlıkla geçirir.
-Ses çıkarabildiği objeleri sallamaktan hoşlanır. Çıkarabildiği sesleri
başkalarıyla paylaşmak ister.
-Düşürdüğü oyuncağın kendine geri gelmesini ister.
-Yüzünüzle oynamaktan, saç çekmekten hoşlanır.
Değişiklikler
-Elleriyle kendini beslemeye çalışır, yemekle karın doyurmaktan çok oynamak
için ilgilenir.
-Bebeğinizin zekası hızla artar. İstediğine ulaşmak için plan yapmaya başlar.
Örneğin; yakalanmadan salondaki müzik kutusuna ulaşmak için daha seri emeklemeye
çalışır.
-Henüz konuşamasa bile, anne, biberon, araba gibi önemli sözcükleri tanır.
-Duygulanımı artar, bunları mimiklerle, farklı sesler çıkararak, vücut diliyle
belirtir. Mutluluğu, sevgisini, korkusunu, sabırsızlığını, heyecanını ve pek çok
duyguyu ifade edebilir.
Oyunlar
-Bebeğinizle şarkılar söyleyin, birlikte el çırparak tempo tutun, sözcükleri
yumuşak bir ses tonuyla açıkça vurgulayarak söyleyin.
-Bebeğinizi kucağınıza alın ve onun çıkardığı sesleri ve yüz ifadelerini onunla
birlikte tekrarlayın.
-Bebeğinizin çevresine yumuşak yastıklar koyarak desteksiz oturmaya teşvik edin.
-Bebeğinizi karın üzeri yer yatırın ve kolları ile üst vücut bölümünü kaldırmaya
teşvik edin.
-Bebeğinizin sizi görebileceği bir yere geçip kollarınızı açın ve onu
kucaklayacağınızı söyleyin, bebeğiniz gülümser, cilve yapar. Size ulaşmaya
çalışırken onu kucaklayın.
Beslenme
-Bebeğiniz katı besinlerle tanışmaya devam eder. Yeni tahıllar, meyve suları
ve sebzeler mönüye eklenir. Bu dönemde henüz portakal ve domates suyundan, bal
ve yumurta akından uzak durun. Bu besinler için bir yaşını bekleyin.
Bakım
-Evdeki ulaşılabilir bütün prizleri emniyete alın, kabloları ortadan
kaldırın, yerlerde ve bebeğin ulaşabileceği alanlarda yutabileceği, boğulmasına
neden olabilecek boyutta oyuncak vs. bırakmayın. Mobilyalarda ve onun kemirip
dokunacağı alan ve eşyaların boyalarının kurşun içermemesine dikkat edin.
-Eviniz merdivenli ise ağızlarını minik engel kapılarla kapatın.İlaçları ve
temizlik malzemelerini üst raflarda ve kilitli dolaplarda saklayın. Sıcak
radyatörlere ulaşamaması için engeller koyun, balkonları da onun için güvenli
hale getirin.
-Bebek arabasıyla dolaşmaya çıkın, parka götürün.
-Kontrol ve 3. karma aşıları için doktora götürün.
7. AY BEBEK
Neler Yapabilir?
-Emeklemeye başlar. Pek çok emekleme stili vardır. Mutlaka dört elli
emeklemeyebilir, popo üstünde, karın üstünde sürünebilir veya kendine özgü stili
yaratabilir.
-Kendini yukarı çekip ayakta pozisyona gelmeye çalışır.
-Değişik gördüğü her objeyi tadarak, sallayarak, koklayarak, atıp vurarak
tanımaya çalışır.
-Sosyal olaylara katılmaya çalışır, birey olduğunu hissettirmek ister.
-Kelimeleri ve sesleri taklit etmeye çalışır.
Değişiklikler
-Dengesi iyice gelişir. Elinde oyuncakla oynarken bile rahatça oturabilir.
-Çok meraklı ve maceracı olur, ancak korku bu duyguları dengeler. Araştırmak
için yanınızdan ayrılır, ancak kısa sürede geri döner.
-Bütün elini kullanmak yerine parmaklarını kullanmayı öğrenir.
-Düşünme yeteneği gelişir. Örneğin yüksekte göremese bile ilginç objelerin
varlığını bilir, araştırır.
-Bebeğiniz sizin neleri yapmasından hoşlanmadığınızı ve kendinin neleri yapmak
istemediğini kesinlikle bilir.
Oyunlar
-Bebeğinize bebek magazinlerini, resimli kitapları gösterin. Elleriyle
kavrayıp inceleyebileceği kitaplar alın.
-Ce-ee oynayabilirsiniz. Bir örtü ile yüzünüzü kapatıp, birden açın, çok
keyiflenecektir. Daha sonra onun yüzünü kapatarak, oyunu geliştirin.
-Ayna karşısında kendini gösterip, kim? olduğunu sorun. Aynadaki imajı gösterip
adını söyleyin.
-Ne yaptığınızı söyleyerek onunla dans edin.
-Bebeğinizi kucaklayın ve onunla yumuşak ses tonuyla konuşun, sevginizi
söyleyin.
Beslenme
-Bebeğinizin eline kolay parçalanmayan bisküviler, ekmek kabuğu
verebilirsiniz.
-Hazır mevye suları, kolalı içecekler, şekerli su, jöleli tatlılar veya diğer
tatlandırılmış mamüller çocuğunuza uygun besinler değildir.
-Biberonla besleniyorsa yatağında uyurken biberonun ağzında kalmamasına özen
gösterin. Diş sağlığı için buna dikkat edin.
-Yemek zamanı eline bir şeyler verin, kendini beslemesine izin verin. Kaşık
tutabilir, bardağını ağzına götürmeye çalışabilir.
Bakım
-Diş çıkarma bulguları başlayabilir. Hafif ateş, dışkıda sulanma, hafif
keyifsizlikler olabilir. Bu bulgular uzun sürerse doktorunuzu haberdar edin.
Bebeğinize bakamayacak kadar meşgul olduğunuz zamanlarda onu birkaç oyuncakla
birlikte oyun parkına koyun, onun için daha güvenli olur.
-Araba için yaşına uygun araba koltuğu alın. artık arka koltukta yüzü öne dönük
olarak koltuğunda oturabilir.
8. AY BEBEK
Neler Yapabilir?
-Küçük objeleri baş ve işaret parmağı ile yakalar. Objeyi ağzına götürmeye
çalışmaktansa incelemeye başlar.
-İyi emekler.
-Yardım almadan oturur pozisyona geçer.
-Kendini, tutunup çekerek ayağa kaldırabilir.
-Başkaları ile oynamaktan hoşlanır.
-Geçmişi hatırlar, yeniden karşılaştığı olayları hatırlayarak davranışını
belirler.
-Anneye çok bağlıdır, ayrılık korkusu başlar.
Değişiklikler
-Etrafında gördüğü her şeyi merakla inceler. Çiğner, vurur, fırlatır ve
boşaltır.
-Tırmanmayı sever, alçak mobilyalara, merdivenlere, açabildiği çekmecelere
tırmanır, nasıl geri döneceği umurunda değildir.
-Ne istediğini iyi bilir. Kişiliği gelişmeye başlar. Yoluna çıkıldığında
sinirlenir.
-Kendi yeme stilini ve mönüsünü oluşturmaya başlar.
-Görüşü tam olarak gelişmiştir. Etrafındaki tüm ayrıntıları seçer.
-Bebeğiniz sizi taklit ederek dünyada nasıl yaşayacağını öğrenmeye başlar.
Sözcükleri çıkaramasa da mimiklerinizle konuşmanızı taklit eder. Ev içindeki
bütün davranışlarınızı izler, yeri geldikçe tekrarlar.
Oyunlar
-Bebeğinizin taklit etmekten hoşlanacağı eğlenceli sesler çıkarın,
hareketler yapın.
-Bebekler ve çocuklar için yapılmış müzikler, şarkılar dinletin.
-Ayakta pozisyona getirerek dans etmesini, yürümesini, tempo tutmasını sağlayın.
-Bebeğinizle birlikte emekleyin, hızlandıkça onu methedin, büyük çocuğunuz varsa
onu da size katılmaya ikna edin.
-Oyuncaklarını bir sepete doldurun, nasıl çıkaracağını öğretin, sonra yeniden
doldurup onun boşaltmasına izin verin.
-Bebeğinizle birlikte alışverişe çıkın, kalabalık ortamlar onun için uyarıcı ve
eğlencelidir.
-Bebeğinize kucaklamak, öpmek, konuşmak için zaman ayırın.
Beslenme
-Yeni deneyeceğiniz besinleri bebeğiniz açken verin.
-Eline kemirmesi için az pişirilmiş sebzeler, bisküvi, meyveler verin.
-Domates ve portakal suyuna başlayabilirsiniz.
-Bebeğinizin bağımsızlık gösterilerine hazırlıklı olun. Aniden bebek yemeklerini
istemez, kaşığı reddederse bunu sorun yapmayın. Dökmelere hazırlanın.
Bakım
-Bebeğinizin favori oyun alanı mutfağınız, alt çekmeceler, girebileceği
kadar küçük aralıklardır. Özellikle kesici, sivri,kırılabilir eşyalarınızı üst
raflara taşıyın. Çekmeceleri ve tehlikeli bölümlerin kapılarını kilitleyin veya
ulaşmasını önleyecek engeller koyun.
-Büyük çocuğunuza onun kenara itildiğini düşünmesine fırsat vermeyecek şekilde
zaman ayırın. Kendine güvenini tazeleyin.
-Doktor, ambulans, itfaiye, polis ve zehir danışma merkezinin telefonlarını
kaydedin, telefonun yanında ulaşabileceğiniz bir yere koyun.
9. AY BEBEK
Neler Yapabilir?
Baş ve vücudunu rahatça kontrol ederek tutunup ayağa kalkar.
Mükemmel emekler.
Objeleri rahatlıkla tutar ve oynar.
Oynamak için benzer oyuncakları toplar (resimli küpler gibi).
Belli objeler arasında kesin ilişki kurabilir. Anahtar ve kilit, kavanoz ve
kapak gibi.
Ayakkabı, bisküvi, top gibi pek çok sözcüğü, bana getir, bana ver gibi basit
emirleri anlar.
Yüksek sesten korkmak gibi yeni korkular geliştirir.
Değişiklikler
Kalkıp yürümek ister, ancak tek başına başaramayabilir, destek ister.
Mobilyalara tutunarak dolaşır.
10. AY BEBEK
Bebeğiniz için çevresindeki dünya sadece oyunlardan ibarettir ve istediği
her oyunu oynayabileceğine inanır. Bir çok bebek bakım kitabı evde yeterince
önlem alındığı
takdirde hiç endişelenmeden bebeğinizin çevresini tanımasına olanak vermenizi
önerir.
Her ebeveyn bunu hayata geçirmenin söylendiği kadar kolay olmadığını bilir.
Eşyaları ortadan kaldırıp, kapıları kilitleyip, pencerelere demir, prizlere
kapak taktırsanız da, sonuçta sizin de evde bazı ihtiyaçlarınız olacağı için,
evi ancak bir noktaya kadar güvenli hale getirebilirsiniz. Bu yüzden de bebek
evde bazı bölgelere girme izni olmadığını bilmelidir.
Masa örtüsü kullanıyorsanız üzerinde tabak-çanak bulundurmamaya gayret edin.
Banyo ve mutfak kapılarını kapalı tutun.
Klozet kadar eğlenceli başka oyuncak yoktur: hışırtılı sesler çıkartır ve içine
kolaylıkla eşyalar atılabilir! Bebeğiniz artık “hayır” dan anlıyordur ve hatta
bunu tekrar edip kafasını sallayabiliyordur. Ancak bu onu engellemez. Sürekli
“hayır” deseniz bile o hiç yorulmadan bir yasak yerden diğerine geçmekten
vazgeçmeyecektir. (Bebeğin başını sallayıp isteklerinize “evet” demesi için daha
birkaç ayınız var).
Sabırlı ve sakin olmak size zor görünse de, bebeğin kendi kendini kontrol etmeyi
öğrenmesinin başka yolu yoktur. Bebek için potansiyel tehlike olarak gözüken
herhangi bir nesne veya durum çok sakin olarak değerlendirilmelidir. Onun bazı
durumların tartışılmayacağını kabul etmesi gerekmektedir.
Bebeğinizin kendi kendine oturmak gibi bazı temel aşamaları becermiş olması
gerekmektedir; ancak unutmayın ki her 10 aylık bebeğin motor gelişimi farklı
olur. Oturma ve buna bağlı olan her hareketi bebeğiniz artık çok rahat
gerçekleştirebilmelidir. Dönebilir, eğilebilir, pozisyonunu değiştirebilir ve
otururken karnının üzerine yatıp tekrar doğrulur.
Hemen hemen tüm bebekler bu dönemde emekler, bazıları ise –biraz destekle-
ayakta kendi başına durabilir. Bazıları mobilyaların etrafında dolaşır, çok azı
bir kaç adım atar, yine çok azı yürümeye başlar.
Emeklemeyi veya yürümeyi, “zamanında” gerçekleştirmeyen bebeklerin
anne-babaları, onların etrafa karşı meraksız olmalarından yakınır. Daha önce
belirttiğimiz gibi, o sırada bebek konuşma veya oyuncakları detaylı inceleme
gibi bambaşka bir alanda kendini geliştiriyor olabilir. Gerçekte endişelenecek
hiçbir durum yoktur. Her ne kadar bu bebekler motor becerilerini biraz
erteleseler de sonradan çok hızlı gelişme gösterip arayı kapatabilirler. Sanki
sonrası için enerji depoladığını düşünebilirsiniz. Bazısı karyolasının
kenarlarına tutunup ayakta durmaya çalışır. Bazen, gecenin bir yarısı, odasından
sesler gelir, gidip baktığınızda onu tamamen uyanık, karyolasının kenarında
ayağa kalkma egzersizi yaparken bulabilirsiniz.
Çok hareketli bir bebek gün içinde bir saat ve gece 11 saat uyuyabilir. Bu size
yeterli görünmeyebilir, ancak bu bebekler de en az çok uyuyanlar kadar enerjik
olabilirler.
Bebeğiniz, artık tamamen uyanıkken uykuya dalma zorlukları yaşayabilir. Eğer
böyleyse rahatlamak için size ihtiyaç duyar. Tam uyumadan önce, onu kucağınıza
yatırıp masal okuyabilir veya ninni söyleyebilirsiniz. Önemli olan uyku haline
geçerken onu yatağına koymanızdır. Bebeğin dil gelişimi için en iyi yollardan
birisi bu zamanda ona kitap okumaktır, özellikle de masal kitapları.. Her ne
kadar onun en sevdiği iş, kitapları raflardan çıkarıp yere atmak olsa da,
aslında kitabı okumak da ona ilginç gelecektir. Kitaplardaki resimlere bakmaya
ve -anlattığınızın yarısını anlamasa da- ona okumanıza bayılır. Eğer sayfaları
kendi çevirmekten ve bazı sayfaları daha uzun süre incelemekten hoşlanıyorsa
bunu yapmasına izin vermelisiniz.
Bu dönemde bir oturuşta kitabı bitirmek neredeyse imkansızdır.
Bebeğinizin çıkardığı sesler- siz anlayamasanız bile- konuşma tonlarıdır. Bu
yaştaki bebek, ”baş-baş”, “bay-bay” gibi basit kelimeler söyleyebilir ve
anladığı kelimeler de oldukça fazladır. “Göster” dediğiniz zaman bir çok nesneyi
eliyle gösterebilir. Artık “saklanma” oyununu kendine göre yorumlamaktadır ve
“neredesin?” dendiğinde kendi stiliyle yüzünü kapatır. Yüzünü eliyle veya
battaniyesiyle kapatarak size o oyunu oynamak istediğini belli eder. Eğer bu
soru gelmezse onu aramanız için size seslenir.
Bazen hemen kendini gösterir, bazen ise saklanması birkaç saniye sürer.
“Hah,işte burdasın” diye bağırdığınızda çok hoşuna gider ve bu oyundan hiç
sıkılmaz (ancak doğal olarak siz sıkılırsınız). Onun mantığına göre o sizi
göremiyorsa siz de onu göremezsiniz!
Bebeğinizin özellikle kendi ilgi duyduğu alanlarda daha çok şey öğrenebilmek
için yeni talimatlara açık ve hevesli olduğunu fark edeceksiniz- örneğin kendi
kendine kaşık tutmak gibi. Ancak aynı hevesi bez değiştirmek gibi ortak
gerçekleştirmeniz gereken başka alanlarda göremeyebilirsiniz. Bir dakika için
bile olsa hoşlanmadığı bir işi yapmak onu sinirlendirecektir ve bunu size
bağırarak gösterecektir.
Bebeğin araştırma dürtüsü onu sürekli yasak bölgelere gitmeye itecektir, bunun
için kendisine kızıldığında mutsuz olacaktır. Ancak unutmayın ki yasakladığınız
bölge sürekli yasak olarak kalmalıdır, yasağı kaldırdığınız zaman her yasağın
kalkabileceğini düşünür.
SOSYAL FİZİKSEL ZİHİNSEL
• Suyla oynamaktan hoşlanır.
• Kendisi hakkında bilinci gelişir ve sosyal onay bekler.
• Kendisi ile oynanmasını bekler.
• Üzüntü, sevinç, kızgınlık gibi hislerini belli eder.
• Değişik mekanlardan korkar.
• Yüz mimiklerini ve jestleri taklit eder.
• Değişik saklanma oyunlarına bayılır.
• Kendi kendine ayağa kalkabilir.
• İki elinden tutularak yürüyebilir.
• Sandalyeye çıkıp inebilir.
• Ayakta dururken kendi kendine oturabilir.
• Gece yarısı ayakta durmaya çalışmanın neden olabileceği türden uyku
problemleri yaşar.
• Sallanarak veya mırıldanarak müziğe eşlik eder.
• Tek eli ile iki küçük nesneyi tutabilir.
• İsteyerek nesneyi bırakabilir ancak bunu çekinerek yapar.
• Bir eli ve vücudun tek bir tarafını tercih etmeye başlar.
• Gittikçe daha belirgin bir şekilde yakınlarını taklit eder.
• Bazı kelimelere ve talimatlara uyar.
• İçindekileri görmek için çekmeceleri açar.
• Nesneleri beraber yerleştirmeye çalışır.
11. AY BEBEK
Bebeğiniz artık rahatlıkla ayakta durabilir ve bunu yaparken her türlü
yardımı reddeder. Ayrıca, ayakta iken yavaş yavaş eğilip, düşmeden oturma
pozisyonuna
geçebilir. Bunu yaparken arada durur ve eğilip iki bacağının arasından bakar.
Etrafını farklı açılardan görmek onu heyecanlandırır.
Bebekler ortalama olarak 11 aylıkken, sehpa kenarına tutunarak yürüyebilirler.
Ancak bu her bebekte değişen bir durumdur ve sizin bebeğiniz de bunu daha erken
ya da daha geç becerebilir. Sehpa kenarında çok rahat yürümeye başladıktan sonra
yavaş yavaş ellerini bırakacaktır veya tutunmayı aniden unutacaktır. Tek
ayağının üzerinde ve parmak ucunda yürümeyi deneyecektir. Tüm desteğini tek
eline vererek eğilip yerden bir oyuncak almaya çalışabilir.
Bebeğiniz ayağa kalkıp, tutunarak da olsa yürümeye başladığında ayakkabı giymeye
hazır demektir. Ancak ayak kaslarının güçlenmesi için ev içinde mümkün olduğunca
çorapla gezdirmeye devam edin. Bebek çok iyi yürümeye başlayana dek ayakkabılar
yumuşak ve elastik olmalıdır. Birçok anne, bebeğinin kalın ve sert tabanlı
ayakkabı giymesi gerektiğini düşünür, ancak bu yanlış bir kanıdır. Sert
ayakkabılar ayağının burkulmasına neden olabilir.
Merdivenler hemen hemen tüm çocukların ilgisini çeker. Çoğu bebek yukarı çok
rahat çıkar ve merdiven başına vardığında nasıl ineceğini bilemediğinden
korkarak ağlamaya başlar. En az bir sonraki aya kadar merdiven inmeyi
beceremeyecektir. Bebeğiniz merdiven çıkmayı öğrendiğinde sürekli olarak
gözetiminiz altında olmalıdır.
Bebeğiniz, tüm bunları denerken birçok kez düşecektir. Eğer bu düşmelere çok
büyük tepkiler göstermezseniz, bebeğiniz de -çok canı acımadığı sürece- tepki
vermez. Eğer bir düşme sonrasında bebeğiniz ağlayacak gibiyse ona sarılın ve
sanki çok komik bir hareket yapmış gibi gülün, onu da güldürmeye çalışın. Sadece
sizi güldürmek için tekrar düşmeye çalışmayacağından emin olmalısınız.
Bebeğinizin uyku düzeni de bu ay değişebilir. Uykuları gün içinde kısalıp,
geceleri uzayabilir. Ya da gün içinde iki uykuyu birleştirip bir kez, ancak uzun
süreli uykuya yatabilir. Bu gibi durumlarda bebek tüm öğleden sonra uykusuz
kalacağından akşam yemeğine doğru huysuzlaşabilir. Bu yüzden belki de en iyi
yol, öğle yemeğini erken verip, hemen yemek sonrasında uyumasını sağlamak, yani
tek uykuyu mümkün olduğunca geçe almaktır.
Bebek geceleri uykuya dalmakta zorlanıyorsa, banyosunu gece yaptırmayı deneyin.
Ilık bir banyo, onun tüm gece boyunca uyumasına yardımcı olacaktır. Eğer henüz
başlamadıysanız, her gün yıkamaya başlamak için iyi bir dönemdesiniz; çünkü
bebek hem gün içinde yerlerde dolaşmaktan, hem de kendi kendine yemek yemeye
çalışmaktan kirlenir.
Onbirinci ayda bebek fiziksel gelişiminin yanı sıra diğer birçok alanda da
gelişim gösterir. Örneğin, mutfaktan gelen ses ve kokulardan, akşam yemeğinin
hazırlanmakta olduğunu anlar. Bunu önceden anlayarak, fazla "sabır" gösteremese
de, herhangi bir şey için bekleyebilmeyi öğrenir.
Bazı zamanlar bebeğinizin ona söylediğiniz şeyleri duymadığını düşünmek sizi
endişelendirebilir. Aslında bebeğiniz, böyle zamanlarda yaptığı işle o kadar
meşguldur ki size cevap vermek istemez. Ancak duyma ile ilgili endişeleriniz
büyüyorsa çocuk doktorunuza danışmalısınız.
Birinci senesinde çok az bebek kelime söyleyebilir ve bilinenin aksine konuşma
bir zeka belirtisi değildir. Birçok bebek pasif kelime hazinesine sahiptir; yani
söyleyemese bile yaklaşık on nesnenin anlamını bilir ve -istediğinde- basit
talimatlara uyabilir. Şimdiye kadar yapmadıysanız, talimatlarınıza "lütfen" ve
"teşekkür ederim"i eklemek için en uygun zamandır. Bebeğiniz konuşmaya
başladığında, bu kelimeler doğrudan konuşmasına yansıyacaktır.
Bebeğinizin konuşmasındaki kusurların bebeğinizin dil gelişimini bozacağını
düşünmeniz yersiz bir endişe kaynağıdır. "Bebek tarzı konuşma" hemen her dilde
mevcuttur ve normal şartlarda dil gelişimini etkilemez.
Bebek artık çok düzgün olarak nesneleri kavrar ve parmaklarını daha iyi
kullanabilir. Başparmak ve işaret parmağı ile nesneleri daha kolay tutar;
örneğin bir muz parçasını ustalıkla tabaktan alabilir.
Keşfetmeye yönelik davranışları onu oyuncak ve diğer nesneleri sınıflandırmaya
yönlendirir. Bebek sürekli olarak şekil ve ebatları inceler; örneğin plastik bir
kap ile cam bardağın arasındaki farkı anlamaya çalışır. Küçük bir kabın büyüğün
içine gireceğini, ama tam tersinin olamayacağını bilir.
Bebeğinize kitap okumak ve resimler göstermek bebeğin etrafındaki nesneleri daha
iyi tanımasını sağlar. Ancak ona bu dönemde harf veya kelime öğretmeye
çalışmayın. Bunun yerine kitaba bakmayı sevimli bir oyun haline dönüştürün.
Bu dönemde bebek "oyuncak nerede?" oyununu oynamaya bayılır.
Saklanan oyuncağı daha ustalıkla arayabilir. Eğer oyuncak daha önce saklanan
yerde değilse bile mutlaka başka bir yerde gizlenmiş olduğunu bilir. Aramaya
devam eder ve sizin de ufak tefek yardımınızla bu büyük sır çözülür!
Anne ve babanın bebekle ilişkileri farklıdır, ancak her ikisi de çok değerlidir.
Farklı görünüşler, farklı fikirler ve farklı iletişim bebeğin insanları ve
çevresini daha rahat anlamasını sağlar. Eğer bebeğinizi tek başına
büyütüyorsanız, karşı cinsten insanlarla iletişim kurmasına olanak
tanımalısınız. Eğer bu insanlar ara sıra da olsa, bebeğinizle bire bir iletişim
kurarlarsa, bu size de biraz dinlenme imkanı verir.
Bebeğiniz hala daha sizin desteğinize ihtiyaç duyar. Size her sarıldığında veya
ilgi beklediğinde karşılık göreceğinden emin olmalıdır.
Onu şımarttığınızı söyleyen yakınlarınıza kulak asmamalısınız.
SOSYAL FİZİKSEL ZİHİNSEL
• Saklanma-bulma veya top atma gibi oyunlardan çok hoşlanır.
• Her zaman katılımcı olmayabilir.
• Sürekli onaylanmayı bekler.
• Destekle ayakta dururken öne doğru eğilebilir.
• Ayakta dururken düşmeden oturabilir.
• Parmak ucunda durabilir.
• Çömelir ve eğilir.
• Kutu kapağını kaldırır.
• Kitap sayfalarını, birer birer olmasa bile çevirebilir.
• Nesneleri bilinçli olarak yerlerine koyabilir.
• Ufak nesneleri tutup kaldırabilir.
• Kaşığı ağzına götürebilir.
• Ayakkabı ve çorabını çıkartabilir.
• Amacına ulaşabilmek için araçlar kullanmayı dener; örneğin ufak bir iskemleyi
yürüteç gibi kullanmayı deneyebilir.
• Bazı nesnelerin sembolü olan kelimeleri hatırlar ("uçak" dendiğinde gökyüzünü
işaret edebilir).
• Söyledikleri hala anlaşılamaz; ancak birkaç anlamlı ses çıkarabilir.
• Ritmik sesleri ve yüz ifadelerini çok rahat taklit eder.
12. AY BEBEK
Bebeğinizin o bitmez tükenmez enerjisini gördüğünüzde, onun hastaneden eve
getirdiğiniz ufacık yaratık olduğuna inanamazsınız. Artık "kendi olma bilinci"
çok gelişmiştir.
Yani artık kendini "farklı" bir insan olarak görmekte ve boyunu, ihtiyaçlarını
ve isteklerini net olarak bilmektedir.
Yaklaşık her beş bebekten üçü 12. ayda yürümeye başlar, ancak bunun bir
genelleme olduğunu unutmamak gerekir. Onikinci ay sonunda bebeğinizin ayakta
desteksiz durabilmesi, ancak yürümeye hazır olmaması da normal bir gelişim
sayılır.
Bebeğin ilk adımları genelde düşmeyle sonuçlanır; bu zamanlarda bebeğe sarılmak
ve hiçbir şey olmadığını yumuşakça anlatmak onu tekrar yürümesi için
cesaretlendirecektir. Düştükten sonra canının yanmasından çok, başarısız olduğu
için ağlar. Bu yüzden yanına koşup endişenizi ona gösterirseniz, düştüğü için
daha çok üzülecektir.
Bebeğinizin, ayaklandıktan sonra bile emeklemeye devam etmesi sizi
endişelendirmemelidir. Yürümeye yeni başlayanlar, emekleyerek istedikleri yere
ulaşmaları daha kolay olduğundan bir süre daha emeklemeyi tercih edebilirler.
Zaman içerisinde bebek yürüme işlevinin tüm mekaniğini anlayacaktır. Makul bir
güvenle, düz bir hat üzerinde yürüyebildiği zaman, köşeleri nasıl döneceğini
veya düşmeden, kendi isteğiyle nasıl duracağını keşfedecektir. Hareketli bir
bebek oyun parkından veya yatağından tırmanabilir ve bu tehlikeli bir biçimde
düşme riskini arttırır. Bebeğiniz tırmanmayı çok seviyorsa, karyolasının bir
tarafını biraz aşağı indirebilirsiniz, böylelikle daha rahat içeri girer veya
dışarı çıkar, ancak odayı olası tehlikelerden arındırmalısınız.
Bebeğiniz kaşık veya çatalı çok iyi kullanmasa da kendi kendine yemek yiyebilir.
Uygun zamanlarda elleriyle yemek yemesine izin verin ve yaptığı dağınıklığı hoş
görün. Genelde, ebeveyn yemek yedirdiğinde, bebeğin zorlandığını düşünür ve
aslında o yemeği sevse bile reddedebilir.
Bu dönemde bebeğiniz, biraz daha hareketlendiğinden, kilo alması yavaşlar. Gün
içinde tek öğün yiyip, birkaç yiyecek dışında önüne sunulan her şeyi
reddedebilir. Az yediğini düşünmenizin bir nedeni de sindirim sisteminin artık
yemekleri eskisinden daha etkili bir biçimde sindirmesidir. Yemek yeme
alışkanlıklarının yanı sıra yemek tercihleri de bu dönemde oldukça
belirginleşir. Aniden bebeğiniz çok sevdiği muzu reddedip her öğün elma yemek
isteyebilir. Bu tamamen normaldir.
Bu dönemdeki bebeklerin gün içinde en az bir kez dinlenmeye, yani uykuya
ihtiyaçları vardır. Genelde uyku için en iyi zaman öğle yemeğinden hemen sonra
olmakla birlikte, bu her zaman gerçekleşemeyebilir. Kendi düzeninize ya da
onunkine uygun olarak, bebeğinizi farklı zamanlarda uyumaya teşvik
edebilirsiniz.
Bu ayın başında bebeğiniz, gündelik eylemleri ile ilgili ona söyleyeceğiniz pek
çok şeyi anlar. Bu ay sonunda bir iki kelimeyi kendine özgü bir şekilde
söyleyebilir.
Bebek hala uzanabildiği her şeyi anlamaya ve öğrenmeye çalışmaktadır. Eline
aldığı her şey kurcalanmalı, sallanmalı ve yere atılmalıdır. Işığı açıp kapamak
ise en heyecan verici oyunlardan birisidir. Hareket eden hemen her nesne onu
cezbeder ve artık nesneleri parçalara ayırmaktan değil, bir araya getirmekten
hoşlanır.
Oyuncak satın alırken, oyuncak kutularının üzerindeki yaş sınırlamalarına
özellikle dikkat etmelisiniz. Bunlar çocukların zihinsel kapasitelerinin yanı
sıra güvenlik nedenleriyle de konulmuştur. Eğer kutudaki yaş sınırı 3 yaş
üzerini gösteriyorsa, bunun nedeni bu oyuncakların daha küçük yaştakilerin
ağızlarına sokabilecekleri küçük parçalarının olmasıdır.Artık daha karmaşık
oyunlardan hoşlanır. Örneğin elbiselerini kendi çıkarmak isteyebilir.
Bebeğiniz bir an çok anlayışlıyken hemen sonrasında huysuzlaşabilir ve
dediklerinizi dinlemeyebilir. Etrafında oynayacak birileri olduğunda
dediklerinizi daha kolay kabul eder. Her ne kadar bu dönemde beraber oynamasalar
da yakınında bir yaşıtı olması hoşuna gider, ancak genelde daha büyük çocuklarla
oynamayı tercih eder.
Oyuncak hayvanlar bu dönemde bebeğinizin favori oyuncaklarıdır ve genelde 1-2
tanesine çok bağlanırlar. Bu oyuncaklar genelde uykuya "geçişe" yardımcı olup,
sizin bir alternatifiniz olurlar.
Her çocukta farklılık göstermekle beraber ayrılma korkusunu bu dönemde yoğun
yaşarlar. İnsan yadırgama da aynı şekilde değişkendir: bir yere gidildiğinde
yakınında olmaya çalışın, evdeyken bebek kendi başına dolaşabilir ve keşfe
çıkabilir. Her ne kadar yadırgama son bir iki aydır azalmış olsa da
hareketlendikten sonra tekrar başlayabilir.
Bu ay sonunda bebeğiniz bir mizah anlayışı geliştirecektir. Örneğin yaptığı bir
şeye güldüğünüzü gördüğünde bunu tekrar tekrar yapar.
Bu dönem bebeğiniz aynı zamanda farklı ruh hallerini de yansıtacaktır. Bebeğin
ruh hali tamamen sizin ruh halinize bağlıdır; eğer siz çok sinirliyseniz,
bebeğinizi sakin tutmak pek mümkün olmayacaktır. Sinirli olduğu zamanlarda kısa
bir süre için bebeği odasında yatağına bırakıp, kapısını kapatabilir ve biraz
sakinleşmesini bekleyebilirsiniz. Göreceksiniz, gösterecek insan olmadığında
bebeğinizin siniri hemen geçecektir.
Bebeğinize disiplin verirken tutarlı olmanın önemini daha önce belirtmiştik.
Ancak yaşı ilerledikçe çevresinde her şeyin tutarlı olmadığını anlayacaktır.
Eğer sürekli bebeğin arkasında koşturursanız, bir zaman sonra size dikkat etmeyi
bırakacaktır. Planladığınız disiplin taktiklerini tehlike potansiyeli olan veya
çevresini rahatsız eden durum ve davranışlar için saklamalısınız. Hatırlanması
gereken ne kadar az kural olursa, bunları uygulaması da o kadar kolay olur.
Yakında bebeğiniz 1. yaşını kutlayacak. Her ne kadar bu yaşgünü, bebekliğin
bitişini gösterse de bebekçe davranışların bitmiş olduğunu göstermez. Ancak
bebekliğin verdiği çaresizlik dönemi arkada kalmış ve olgunlaşma dönemine
girilmiştir. Ve sizin "çok özel" bebeğiniz, "çok özel" bir çocuk olma yolunda
hızla ilerlemektedir.
SOSYAL FİZİKSEL ZİHİNSEL
• Anne-babaya, tanıdıklarına ve sevdiği nesnelere şefkat ve ilgi gösterir.
• Uykuya karşı direnir.
• Ruh halleri değişkenlik gösterir.
• Anne-babadan ayrılmaya karşı çok tepki gösterir.
• Ebeveynlerden, gereğinden fazla yardım bekler.
• Sevmediği yemeklere veya yemek yedirilmeye direnir.
• Espri anlayışı gelişir.
• Kalkma, yürüme ve dolaşma karışımı bir eylem içersindedir.
• Tutunmadan bir iki adım atar veya tekerlekli bir oyuncağa dayanarak yürür.
• Karyoladan tırmanabilir.
• Merdiven çıkabilir.
• Ayaktayken kolayca oturma pozisyonuna geçebilir.
• Çömelme pozisyonundan ellerini kullanarak ayağa kalkabilir.
• Telefon, araba gibi oyuncakları kullanmayı öğrenir.
• Bir eli diğerine tercih eder.
• İki nesneyi kol altlarına sokup, üçüncüsünü eline alabilir.
• Kendisine verilen talimatları ve söylenilen pek çok şeyi anlar.
• "Anne" dışında bir iki kelime daha söyleyebilir.
• Dergi ve kitaplardaki hayvanları tanır.
• Kaybolan bir nesneyi, görmese bile son bulduğu yere bakar.
• Olayları daha uzun süre hatırlar.
1-2 YAŞ ÇOCUK
1 ila 2 yaşındaki bebeklerin bu dönemde fiziksel, hareket, zeka, dil ve
sosyal gelişimlerinde değişme olur. Uzman Psikolog Şebnem Kartal bu dönemde
görülen gelişmeleri sizler için derledi.
Bebekler 1 - 2 yaş döneminde enerji doludurlar, bu inanılmaz enerjiyi de dünyayı
tanımak, çevrelerini keşfetmek ve meraklarını gidermek için kullanırlar. Hayal
güçleri ve taklit yetenekleri artmıştır. Hareket,konuşma ve düşünme becerileri
hızla gelişmektedir. Ne kadar çok uyaranla karşılaşırlarsa, bu becerileri ve
beyinleri o oranda gelişir. Bebekler dünyayı oyunla tanırlar, mekan ve araçlar -
malzemeler ne olursa olsun her türlü oyun bebeğinizin gelişimini
destekleyecektir. Bebeğinize evin her köşesini keşfetme olanağı tanıyın
(tehlikeli mekanlar hariç) ve asla eviniz dağılıyor gibi bencil bir gerekçeyle
onu bir odaya hapsetmeyin Fırsat buldukça dışarıya çıkmasını sağlayın, hem temiz
hava alacak, hem de dış dünyayı tanıma fırsatı olacaktır..
Fiziksel gelişimi
1. yılda bebekler genellikle doğum ağırlıklarının 3 katına ulaşırlar. 3 kilo
250 gr doğmuş bir bebek, bir yılın sonunda yaklaşık 9.5 - 10 kilo civarında
olur. Boyları ise 20 - 25 cm artar, yani doğduğunda boyu 48 cm. olan bir bebek
yaşını doldurduğunda 70 cm civarında olur. 15. aya kadar bebeklerin çoğunun 8
dişi tamamlanır.
Hareket gelişimi
Bu dönemde bebeklerin enerji dolu olduklarını yazımızın başında
belirtmiştik. Hareket becerilerinin artması onları çevrelerindeki insanlara
bağımlılıktan kurtarır ve bu da kendilerine olan güveni artırır. Bu dönemde
bebeğinize fazla miktarda yasaklar koymanız her yaptığına ''Hayır'' demeniz, her
ellediğine ''Cıs'' demeniz sizinle inatlaşmasına ve huysuzlaşmasına sebep olur.
Dünyayı keşfetme istekleri o kadar yoğundur ki, sizin engellemelerinizi er ya da
geç aşıp, isteklerine ulaşacaktır. Bu yüzden bu dönemde çocuğunuza sürekli
yasaklar koymaktansa, onun için tehlikeli olduğunu düşündüğünüz şeyleri ortadan
kaldırın. Böylece hem onu tehlikelerden korumuş olursunuz, hem bebeğiniz sürekli
engellemelerden dolayı kendine olan güvenini kaybetmez, hem de çatışma ve
inatlaşmadan dolayı aranızdaki iletişim zedelenmemiş olur.
Hangimiz kapısı sürekli kilitli tutulan bir odada ne olduğunu merak etmeyiz?
Dikiş kutusunu ortada bırakarak 1 yaşındaki çocuğuna bunu ellememesi gerektiğini
öğretmeye çalışan aile sayısı hiç de azımsanacak miktarda değil. Özellikle iyi
eğitim almış aileler çocuklarını ''Disiplinli'' büyütmeye çalışırlar.
''Disiplin'' iyi bir şeydir, ama 1 yaşındaki bebeğinizi disipline sokacağım diye
yaşamını yasaklarla bezemeyin lütfen, bunun için 2 - 3 sene daha beklemeniz,
çocuğunuzun ruh sağlığı için daha iyi olacaktır. Bebeğinizin bağımsızlığını
kazanmasını istiyorsanız, haraketlerini mümkün olduğu kadar az sınırlandırın.
Bebekler, genellikle yaşlarını karşılarken yürürler.
Daha önceki sayılarda da belirttiğimiz gibi, bebekler arasında bireysel
farklar vardır, bazı bebekler 11. ayda yürürken bazıları 15. ayda yürür.
Bebeğinizin yürümesini desteklemek için onunla aranızda uygun bir mesafe
bırakarak onu çağırın. Bu mesafe ne bebeğinizin cesaretini kıracak kadar uzun
olmalı, ne de onu yürümeye teşvik etmeyecek kadar kısa olmalı. Bebeğiniz
yürürken düşerse, ''Eyvah vah vah'' diyerek üzerine atlamayın, bebeğinizin
düşmesinin doğal olup olmadığını ve o durumda telaşlanılacak bir şey olup
olmadığını anlamak için size bakacaktır, siz telaşlanırsanız, o da telaşlanıp
ağlamaya başlar ve cesareti kırılır.
Yaşını doldurmuş bir bebek ayrıca, ufak objeleri (ekmek kırıntısı)
toplayabilir, küpleri veya diğer objeleri daha büyük bir kutuya atıp, tekrar
çıkarabilir. 2 yaşına doğru karalamalar yapabilir, yetişkin sandalyesine
oturabilir ve hareket edebilen oyuncaklarla oynayabilir. Bu dönemde çocuğa
hareketini kendisinin başlatabileceği oyuncaklar alabilirsiniz; top, araba,
kamyon ve diğer itilip çekilebilen oyuncaklar ve tef, piyano, davul gibi oyuncak
müzik aletleri. Ayrıca onu kalem ve kağıtla da tanıştırabilirsiniz, bardakla su
içmesi veya kaşığını kullanarak yemek yemesi için de onu destekleyebilirsiniz.
Bilişsel (zeka) gelişimi
Bu dönemde bebekler daha önce gördükleri nesne, kişi ve olayları
hatırlayabilirler. Örneğin, bebeğiniz ilk karşılaşmasında kendisini üzen birini
2. kez gördüğünde, geçmiş deneyimini anımsayarak bu kişiden uzak durabilir. Aynı
becerinin devamı olarak, kaybolan oyuncaklarını son gördükleri yerde
arayabilirler. Bir başka deyişle, göremedikleri şeylerin varlıklarını devam
ettirebildiğinin farkındadırlar. Oyuncak ayıları ortada olmayabilir, ama bu
ayının yok olduğu anlamına gelmez, yatak odalarında veya mutfakta unutmuş
olabileceklerinin bilincindedirler ve onu arama çabasına da girebilirler.
Ayrıca, bu dönemde amaçlarına ulaşmak için araç kullanabilirler, Sandalyeye
çıkarak masanın üzerinde duran oyuncaklarını almak gibi... Bu örnekte bebek
oyuncağına ulaşmak için sandalyeyi araç olarak kullanabileceğinin farkındadır,
bu da zzihinsel gelişiminin bir göstergesidir. Taklit yetenekleri iyice
artmıştır ve deneme - yanılma yoluyla her şeyi öğrenmeye çalışırlar.
Oyuncaklarını defalarca yere atıp, geri vermemiz için bize ellerini uzatırlar,
bu bize anlamsız gelebilir, ama onlar bunu yaparken mutlaka yeni bir şeyler
keşfetmeye çalışıyorlardır.
Dil gelişimi
Bu dönemde bebekler söylenen pek çok basit cümleyi rahatlıkla
kavrayabilirler. Hatta sizin küçük direktiflerinizi yerine getirebilirler,
''Evet'' ve ''Hayır'' ın anlamlarını bilir ve yapmalarına izin vermediğiniz şeyi
anlayabilirler. 1,5 yaşına doğru birçok bebek vücudunun belirli parçalarını
gösterebilir. Bu dönemde bebeğinizle vücudun parçalarını gösterme oyunu
oynayarak onun dil gelişimini destekleyebilirsiniz. 2 yaşına doğru ise vücudunun
1 - 2 parçasını kendisi söyleyebilir. Bebekler arasında bireysel farklılıklar
olduğunu unutmamak koşuluyla, bebeğinizin bir yaşından itibaren 4 ila 10 sözcük
arasında sözcüğü söyleyip söylemediğini kontrol edebilirsiniz.
Bebekler 2 yaşlarına doğru 2 kelimeyi yan yana getirerek cümle kurmayı da
başarabilirler, ''Anne gel'', ''Hadi git'' gibi... Bebeğinizin dil gelişimini
desteklemek için onunla bol bol konuşun, radyo veya uygun programlar varsa
televizyon dinletin. Oradan duyduklarınızı oyun haline getirip, bebeğinizle
tekrar edin ve yaş dönemine uygun kitaplar seçerek, bunları okuyup, onun da
sayfalar bakıp sözcükleri tekrar etmesini veya ses çıkarmasını teşvik edin.
Çocuğunuzun yanlış söylediği bir şeyi düzeltmeyin, bu onun konuşma cesaretini
kırabilir veya kendine olan güvenini azaltabilir. Bunun yerine yanlış söylediği
sözcüğün doğrusunu söyleyerek, onun bunu doğru söylenişi öğrenmesini
sağlayabilirsiniz.
Sosyal - duygusal gelişimi
Bu dönemde bebeğiniz bağımsızlığını ilan etmiş özerk bir bireydir artık.
Ayrı bir kişi olduğunun farkındadır. Hareket serbestisini de kullanarak sosyal
ilişki kurmaya çabalar. Örneğin, eline geçirdiği bir nesneyi sırayla salonda
oturan herkesin eline verip, sonra geri alıp, sonra tekrar diğerlerinin
elineverir. İşte bu alış - veriş onun sosyal ilişki kurma isteğinden
kaynaklanır. Yukarda sözünü ettiğimiz eşyayı yere atıp, geri verilmesini
beklemesinde de sosyal ilişki kurma isteğinin etkisi vardır. Yine bu dönemde,
yabancılara karşı korku ve endişe gözlenebilir, bu da bilişsel gelişiminin bir
göstergesidir; demek ki bebeğiniz artık yabancılarla daha önce gördüğü kişileri
rahatlıkla birbirlerinden ayırt edebilmektedir.
2-3 YAŞ ÇOCUK
Önceki yazımızda çocukların iki yaş dönemine doğru kendilerinin bağımsız
birer birey olduklarının farkına varmaya başladıklarından söz etmiştik. Bu
bağımsızlık duygusu
bu yaş döneminde çocuğun çevresindekilerle çatışmaya girmesine, her konuda
onlarla inatlaşmasına sebep olabilir. Bazen anne-babasıyla o kadar inatlaşır ki,
neyi isteyip neyi istemediğini bile anlayamazsınız. Örneğin; acıkmıştır ama
yemek yememekte direnir veya uykusu geldiği halde uyumamakta direnir vb.
Çocuğunuzun sizinle inatlaştığı dönemlerde onunla başa çıkmanın en iyi yolları
şunlardır;
Herşeyden önce bu durumda soğukkanlılığınızı korumaya çalışın. Yoksa ona kimin
büyük kimin küçük olduğunu ispatlamak gibi bir savaşa girmeyin. Bütün amacınız
çocuğunuzun elde edemeyeceği bir şeyden vazgeçmesini sağlamak olmalı. Ona
hayatta her istediğini elde edemeyeceği gibi bir hayat dersi vermek değil.
Çocuğunuza kararlı ve tutarlı bir tavırla yaklaşın. İstediği şeyi neden
yapamayacağınızı basit bir şekilde açıklayın ve kararınızdan kesinlikle
vazgeçmeyin. Önce ''hayır'' dediğiniz birşeye sonradan ''evet'' derseniz,
çocuğunuz bunu size karşı sürekli kullanmaya başlayacaktır.
Siz pes edene kadar da sizinle çatışmaya devam edecektir.
Sizin kararlı olduğunuzu anlayabilmesi için ona zaman verin. İstediğinizi
anlattıktan sonra bir süre bekleyerek sakinleşin ve durumu anlaması için zaman
tanıyın.
Sizinle inatlaştığında dikkatini olumlu bir yöne yöneltebilirsiniz. Vitrin
önünde 16. kamyonunu satın almanız için bağırıyorsa geçen bir kediyi veya
ilgisini çekebilecek herhangi bir şeyi göstererek dikkatini dağıtabilir ve hemen
oradan uzaklaşabilirsiniz.
Çocuğunuza sonsuz alternatifler yerine sınırlı seçenekler sunun. Sabah
uyandığında ''Hangi kazağını giymek istersin'' diye sormak yerine, ''Kırmızı
kazağını mı, yoksa yeşil kazağını mı giymek istersin?'' diye sorun. Yemek yerken
de mutlaka sebze yemeği yemesini istiyorsanız; ''Ispanak mı yersin, yoksa
karnıbahar mı?'' diye sorabilirsiniz.
Bu şekilde çocuğunuz kendisine değer verdiğinizi, onun seçimine öncelik
tanıdığınızı düşünerek sunulan seçeneklerden birini daha kolay kabul edecek, siz
de makul iki seçenekten birini kabul ettirebildiğiniz için kendinizi rahat
hissedeceksiniz.
Fiziksel gelişim
2. ve 3. yaşlarda boy ve kilo artmaya devam eder. Ama bu artış ilk yıldaki
kadar hızlı değildir. Büyüme hızı zamanla azalır. İki yaşında çocukların boyu
yaklaşık 83 - 86 kilosu ise 12 - 14 kilodur; üç yaşında bir çocuğun boyu 93 - 96
cm ve ağırlığı da 14 - 16 kilo civarında olur. İki yaş çocukların 20 süt dişi
vardır ve 3 yaşına kadar bu dişlerin çoğu tamamlanır.
Hareket gelişimi
Bu dönemde çocukların hareket becerileri iyice artmıştır. Ellerini ve
parmaklarını çok daha iyi kullanabilirler. Bir kaptan diğerine su boşaltabilir,
5 - 6 küp üst üste koyabilir, topu havadan atabilir. Dendesi oldukça
gelişmiştir; tek ayağının üzerinde durabilir, top oynayabilir ve yardımla veya
yardımsız merdivenlerden aşağıya inmeye çalışır. Anne-babalar yeni becerilerini
geliştirmelerinde çocuklarına ortam yaratıp,onları cesaretlendirirlerse, bu
becerileri hızla gelişecektir. Örneğin; çocuklar bu dönemde giysilerini
kendileri giymekten çok hoşlanırlar.
Anne ve baba zaman ayırıp ufak yardımlarla çocuklarının bu becerilerini
geliştirmeleri için onlara fırsat tanımalıdır. Ellerine geçirdikleri tüm
nesnelerle oynayabilir, nesneleri inceleyebilirler. İki yaşından itibaren
objeleri dizmeyi, boy ve renklerine göre sıralamayı ve sınıflandırmayı
becerebilirler. 30 - 36 aylık çocuklar 6 - 12 parçalık yap - bozlarla ve tuz
seramiği ile oynayabilirler. Birinin oyunlarına katılmasından hoşlanır ama
müdahale etmesinden pek hoşlanmazlar. Onların oyunlarına katılıp kendilerini
lider gibi hissettirmeniz kendilerine olan güvenlerini artıracaktır.
Bilişsel gelişim
Bu dönemde çocuklar yetişkinlerin davranışlarını daha dikkatle incelemeye ve
yetişkin rollerini daha iyi taklit etmeye başlarlar. Gözlem yetenekleri
artmıştır ve oyunlara konsantre olmaları kolaylaşmıştır. Aylar önce olan
olayları ve gördükleri her şeyi hatırlayabilirler. Bu dönemde bazı nesneleri
sembollerle ifade edebilirler, büyük ve küçük, az ve çok kavramlarını
anlayabilirler. Bazı renkleri tanı ve birbirine benzeyen eşyaları ve şekilleri
eşleştirebilirler. Bilişsel gelişimlerini desteklemek için onlarla farklı
boylarda nesneler koyup en uzun veya en kısayı bulma oyunu, farklı renkteki ve
objeyi bulma oyunu veya benzer nesneleri eleştirme oyunları oynayabilirsiniz.
Çocuğunuz bu dönemde basit açıklamalarla doğru ve yanlış, iyi ve kötü arasındaki
farkları anlamaya başlar.
Dil gelişimi
Bu dönemde dil gelişiminde önemli bir gelişme gözlenir. İki kelimeyi yan
yana getirip basit cümleler kurmaya başlanır. Geçmiş yaşantılarını basit bir
şekilde anlatır, kendini ve duygularını ifade etmek için sözcükleri
kullanabilirler. Çocuk örneğin; başını gösterip ''Düştü, acıyor'' diyerek acı
çektiğini ifade edebilir. ''Top gitti'' diyerek kanepenin altına giden topu
vermenizi isteyebilir vb. Konuşurken bağlaç ve zamir gibi detaylara girmemekle
birlikte bizlerin en çok kullandığı sıcak, soğuk, büyük, küçük, az, çok gibi
sıfatları kullanabilir.
Sosyal - duygusal gelişim
Çocukların farklı kişilikleri ve davranış biçimleri vardır. 2. yıldan sonra
bu farklılıklar iyice belirginleşmiştir. Diğer çocuklarla oyun oynamaya
başlayabilirler, ancak gene de paylaşmayı çok iyi bilmedikleri için bu oyun
süreleri kısa ve sancılı geçebilir. Bu dönemdeki çocuğunuz arkadaşlarınızın
çocuğuna oyuncağını vermek istemiyorsa, onun bencil bir çocuk olduğu yargısına
varmanız kaçınılmazdır. Ancak bu davranışının yaşadığı dönemin bir özelliği
olduğunu düşünerek kendinizi rahatlatabilirsiniz.
Üç yaşından sonra çocuklarınızın diğer çocuklarla daha rahat oyun
oynayabildiklerini ve oyuncaklarını paylaşabildiklerini gözlemleyebilirsiniz.
Çocuklar bu dönemde yavaş yavaş iletişim kurabilirler, karşılarındaki kişinin
üzgün ya da kızgın olduğunu veya yardıma ihtiyacı olduğunu anlayabilirler. Bu
dönem çocukların korkular ve fobiler geliştirebildikleri bir dönemdir. Yeni ve
farklı olan herşeyden korkabilirler. Anne - babalar çocuklarındaki bu değişime
kendilerini hazırlamalı ve çocuklarına korkularının yersiz olduğunu anlatmak
yerine onların kaygılarını azaltmaya çalışmalıdırlar.
3-6 YAŞ ÇOCUK
Önceki yazımızda çocukların 3 yaşından önce paylaşma duygularının yeterince
gelişmediğini, bu yüzden diğer çocuklarla oynarken sorun yaşayabileceklerini
yazmıştık. Çocuklar yetişkinlerle oyun oynamayı ve vakit geçirmeyi severler,
ancak belli bir yaştan sonra kreşe gitmeleri ve kendi yaşıtlarıyla birlikte
zaman geçirmeleri hem hoşlarına gidecek, hem de gelişimlerini olumlu yönde
etkileyecektir.
Kreşte Uyumsuzluk
Çocuğunuzun yaşıtları siz yetişkinler kadar hoşgörülü ve özverili
olmayabilir. Bu yüzden onların kreşe başladıkları dönem çok önemlidir. Ülkemizde
aileler, kreş seçimi konusunda oldukça titizler. Ne yazık ki pek çok aile
çocuğun kreşe başlama yaşı konusunda yeterince titiz ve bilinçli davranmıyor.
Oysa, çocukları zamanından önce kreşe göndermek, hele de adapte olamadığını bile
bile kreşe gitmeye zorlamak, onu psikolojik olarak olumsuz yönde etkileyebilir.
Tuvalet eğitimi ile ilgili sorunların ortaya çıkması, okuldan soğuma, uyku
problemleri, beslenme alışkanlıklarında bozulma, saldırganlık, iletişim
bozuklukları bu olumsuzluklardan birkaçıdır.
Ailelere, çocuklarını 3 yaşından önce kreşe vermemelerini öneriyoruz, bununla
birlikte, çocuklar arasındaki bireysel farklılıklara yeniden değinelim ve her
çocuğun kreşe gitme yaşının diğerinden farklı olabileceğini belirtelim.
Ben - merkezci çocuklar
Çocuğunuz 2.5 yaşında ve çok aktifse, diğer çocuklarla vakit geçirirken çok
uyumlu davranırsa, oyuncaklarını paylaşma problemi yaşamaz ve tuvalet eğitimini
aldıysa (kreşe gitmek için bu bir zorunluluk değildir) artık onun evde vakit
geçirmekte zorlandığını hissederseniz, onu kreşe göndermenizde hiçbir sakınca
yoktur.
Bazı çocuklar, diğerlerine göre daha ben- merkezcidir, paylaşmayı daha geç
öğrenirler veya kendi kendilerine oyalanmaktan daha çok hoşlanırlar.
Ben - merkezci çocukların kreşe gitme yaşı daha geç olmalıdır. Bu mizaçta bir
çocuğunuz varsa, sosyal ortamlara girip, uyumlu bir birey olmayı öğrenmesi için
onu kreşe göndermekte acele edebilirsiniz. Ama sorunlarını arkadaşlarına
yansıtıp, saldırgan davranışlar sergileyeceğini göz önünde bulundurun.
Bu şekilde davrandığında çevresinden olumsuz tepkiler alacak ve kendini
dışlanmış hissedecektir. Bu da daha fazla uyum problemi yaşamaya başlamasına
sebep olur. Bu nedenle her anne - baba çocuğunun davranışlarını gözlemleyerek
onun kreşe gitme yaşının gelip gelmediğini tespit etmelidir. Daha önce
belirttiğimiz gibi çocuk büyütmenin formülü yada reçetesi yoktur.
Her çocuk farklı davranışlar sergiler
Genel olarak kreşe başlama yaşı 2.5 - 4 yaş arasında değişir. Çocuğunuzu
kreşe başlatırken mümkünse kısa sürelerle başlayıp, daha sonra tam gün kreşe
gönderin. Ayrıca, ikinci bir bebeğin doğumu beklenirse, bebeğin doğumu ile büyük
çocuğun kreşe başlama tarihinin örtüşmemesine dikkat edin. Çocuğunuz kendisini
evden uzaklaştırmaya çalıştığınızı düşünmesin.
Çocukların kreşe ilk başladıkları dönemlerde saldırgan davranışlarda
bulunmaları doğaldır, saç çekme, tükürme, itme gibi yöntemlerle arkadaşlarına
zarar vermesi, çocuğunuzun hasta ya da anormal olduğunu göstermez. Bu
davranışlarının nedeni, bir şekilde bulunduğu ortamda rahatsızlık hissetmesidir.
Bizler nasıl rahatsızlığımızı ifade ederken sesimizi yükseltir, el - kol
hareketleri yaparsak, çocuklarımız da rahatsızlıklarını ifade etme yolu olarak
farklı davranışlar seçebilirler. Çocuğunuzun kreşe başladığı dönemi, onun
sosyalleşmeyi öğrenmesinde yeni bir adım olduğunu düşünün; kısa sürede kreş
ortamına ve kurallarına alışıp, uyum sağlayacaktır.
Eğer doğru zamanda, doğru yerde değilse bu mesajı size mutlaka verecektir. Onun
mesajlarını asla kulak ardı etmeyin.
Fiziksel gelişimi
4 yaşından itibaren çocukların boyları genellikle yılda 6 - 8 cm. arası uzar
ve kilolarında da yılda 2 3 kiloluk bir artış olur. 3 yaşında çocukların
dişlerinin hemen hepsi çıkar. 5.yaştan itibaren süt dişleri yerini kalıcı
dişlere bırakır. Kız çocuklarını fizik gelişimi, daha çabuk olur; kız çocukları
vücutlarını daha kolay kullanır ve el becerileri de hızlı gelişir.
Hareket gelişimi
Çocuğunuz 3 yaşından itibaren el ve parmaklarını koordine edebilir. Kendi
kendine yemek yiyebilir, çatal ve kaşığı rahatlıkla kullanabilir. Bisiklete (3
tekerlikli) binebilir, kısa sürelerle tek ayak üzerinde dengede durabilir,
rahatlıkla merdiven inip çıkabilir ve eşyaları ya da oyuncakları itip çekebilir.
4 yaşından itibaren çocuklar koşabilir, tek ayak üzerinde zıplayabilir, kalem -
kağıt ve makas işlerine elleri yatkınlaşabilir ve ev işlerinde ufak
sorumluluklar alabilir.
Çocuğunuz 5 yaşına geldiğindeyse, artık sofrada yumuşak yiyecekleri bıçakla
kesebilir, resim yapabilir, ayakkabısını bağlayabilir, merdivenleri koşarak inip
çıkabilir ve duvarlara tırmanıp, yürümek isteyebilir. Çocuğunuzun bu
hareketlerini yapmasına engel olmayın ve bunları yaramazlık olarak
nitelendirmeyin. Bu hareketlerine sınırlandırma getirebilirsiniz, ama tamamen
yasaklamayın. Örneğin, güvenli ortamlarda elinden tutarak, alçak bir duvar
üzerinde yürümesine veya duvarlara karalama yapmak isterse, evin bir duvarını
kağıtla döşeyip, orayı kullanmasına izin verebilirsiniz.
Oyuncaklarını dağıtabileceğini, ama sonra toplaması gerektiğini söyleyin ve
bunu yapması konusunda ısrarcı davranın. Çocuklar 3 - 4 yaş döneminde atma,
yakalama gibi hareketlerde ustalaşırlar, 6 yaş döneminde ise çok rahatlıkla ip
atlama, lastik atlama, top oynama gibi oyunları oynayabilirler.
Çocuğunuzun kreşe başladığı dönemi, onun sosyalleşmesinde yeni bir adım olarak
düşünün.
Kısa sürede kreş ortamına ve kurallara alışıp uyum sağlayacaktır.
3 - 6 yaş dönemi çocuğu oyuncaklarını kendisi yaratabilir ve oyun ortamını
kendisi düzenleyebilir. Anne - babalar çocuklarına sürekli yeni oyuncaklar almak
yerine onlara oyuncak yapımında kullanabilecekleri malzemeler sağlamalıdırlar.
Böylece çocuklarımızı birer ''tüketim canavarı'' ve doyumsuz bireyler olarak
büyümekten korur ve bu yolla onun yaratıcılığını da desteklemiş oluruz.
Çocuğunuz, yapımında katkısının bulunduğu oyuncakla oynamaktan daha çok zevk
alacaktır. Örneğin, çocuğunuzla birlikte yemek yapabilirsiniz, evi toplayabilir
veya temizlik yapabilirsiniz.
Artık materyalleri kullanarak karton üzerine kompozisyon çalışmaları
yapabilirsiniz. Bu çalışmalar için evdeki malzemelerin yanında, yürüyüş yaparken
dışarıda topladığınız malzemeleri de kullanabilirsiniz. Sulu boya ile
boyadığınız patates, yaprak veya ip ile baskı çalışmaları yapabilirsiniz.
Çocuğunuza, hazır satılan boyalı hamurlardan almak yerine, 1 ölçü tuz, 2 ölçü un
ve su ile yapabileceğiniz tuz seramiği hazırlayabilirsiniz. Ona zarar
vermeyeceğinden emin olduğunuz her tür malzemeyi oyuncak yapımında
kullanabilirsiniz.
Tahta kaşıklardan tutun da, tuvalet kağıdı rulolarına, meyve kabuklarından,
makarnaya kadar her şey oyun ve oyuncak malzemesi olarak kullanılabilir. Amacı
çocuğun oyun sonucunda elde ettikleri değildir. Onun için öğretici olan oyun
süresince öğrendikleridir. Önemli olan çocuğunuzun resim çalışması sonucunda
güzel bir ağaç çizmesi değil, ağaç çizerken aldığı keyif ve elde ettiği
bilgilerdir. Ne de olsa bir filmi sadece sonunda ne olacağını merak ettiğimiz
için izlemeyiz.
BİLİŞSEL GELİŞİM
Bu dönemde çocuklar yetişkinlerin davranışlarını tam anlamıyla taklit
edebilirler. Anlatmak istedikleri şeyleri simgelerle ifade edebilirler. Örneğin
uzun kabarık bir etek giyerek, ''prenses oldum'' veya oyuncak tabağına kağıt
doğrayıp, ''pilav yaptım'' diyebilir. Bu onun zekasının geliştiğinin bir
göstergesidir. 4 yaşındaki çocukların çoğu 4 ana rengi tanıyabilir, şekilleri
(kare, üçgen, daire gibi) birbirlerinden ayırt edebilir. Bu dönemdeki
çocuğunuzla renk ve şekil kartları yapabilir, birbirinin aynı olan renkleri veya
şekilleri bir araya getirerek eşleştirme, farklı veya aynı olanı bulma oyunu
oynayabilirsiniz. Çocuklar 5 yaşından itibaren yönleri de öğrenebilirler (ön -
arka gibi). Yine bu dönemde az - çok ve büyük - küçük gibi kavramları da
anlayabilirler.
DİL GELİŞİMİ
3 yaşından itibaren çocuklar 3 - 4 kelimeli cümleler kurabilir ve yaklaşık
600 - 700 kelime öğrenirler. Bazı harfleri telaffuz etmekte güçlük çekebilirler.
Çocuğun konuşma hatalarını tekrar etmek doğru bir davranış olmaz, bunun yerine
yanlış söylediği sözcüklerin veya cümlelerin doğrusunu söylemek daha uygun olur.
Bu dönemde çocuklar çok fazla soru sorabilirler, anne - babalar bu sorulara
açık, basit ve doğru cevaplar vermelidirler.
Cevaplandıramadıkları soruları duymazlıktan gelmek yerine, daha sonra
cevaplandıracaklarını söylemeleri daha uygun olur. Çocukla konuşurken basit
cümleler kullanılmalı ve anlamadığı şeyler tekrar edilmelidir. Konuşurken ona
söz hakkı verilmeli, onun söylediği cümleler genişletilerek ve yanlışı varsa
düzeltilerek tekrar edilmelidir.
SOSYAL - DUYGUSAL GELİŞİMİ
Bu dönemde çocuklar doğru ve yanlışı bilirler, fakat her zaman buna göre
davranmazlar. Örneğin; oyuncaklarını arkadaşlarıyla paylaşmalarının iyi bir şey
olduğunu bilirler, ama her zaman bunu yapmazlar.
Daha önceki sayıda da belirttiğimiz gibi bu yaşta çocuklar daha sosyal olmaya
başlarlar. Çocuklarla ve yetişkinlerle iş birliği yapabilirler. Arkadaşlarıyla
ve yetişkinlerle oyun oynamak, paylaşmak ve doğru yaptığı şeylerin onaylanması
sosyal ve duygusal gelişimlerini olumlu yönde etkiler.
5 yaşından itibaren çocukların taklit yetenekleri iyice gelişir, oyunlarda
yetişkin rollerini benimserler; evcilik, doktorculuk, bakkalcılık gibi oyunlar
yoluyla yetişkinleritaklit ederler. Bu yaş çocukların sorumluluk almalarının da
uygun olduğu bir yaştır. Evle veya kendi odalarıyla ilgili sorumluluk
alabilirler. Kendi bakımlarını ve bazı ihtiyaçlarını, anne babanın ufak
yardımlarıyla tamamen üstlenebilir.