Site içeriği : Sitemizde Aile Sorunları , Kadın Sorunları , Aldatılan Kadınlar , Yüzdeki Lekeler , Akne Sorunları , Kaynana Sorunları , Sivilce Sorunları , Gözaltı Kremi , Sıkılıyorum , Dert gibi içeriklere ve daha fazlasına güncel şekilde ulaşabilirsiniz...
Ana Sayfa      

Aile Sorunları / Aldatılan Kadınlar

Aile Sorunları Aile Sorunları

Kadın Sorunları Kadın Sorunları

Aldatılan Kadınlar Aldatılan Kadınlar

Yüzdeki Lekeler Yüzdeki Lekeler

Akne Sorunları Akne Sorunları

Kaynana Sorunları Kaynana Sorunları

Sivilce Sorunları Sivilce Sorunları

Gözaltı Kremi Gözaltı Kremi

Sıkılıyorum Sıkılıyorum

Dert Dert


   Aldatılan Kadınlar
Aldatılan Kadınlar

Aldatma konusunda bilgiler veren uzmanların aldatılan kadınlara önerileri ise şöyle;“Bir grup var ki gerçekten yani duygusal olarak ilişkide bir şeyler kötü gittiği için yani kolay olarak tabi bu olumlu bir şey anlamında söylemiyorum, kolay olarak ilişkinin yavaş yavaş dışına taşmaya başlıyor. Yani kendileri bireysel birtakım sıkıntılar yaşıyorlar ya ilişkiyle ilgili birtakım sorunlar yaşıyorlar. Kendi noktanızı net bir hale getirin. Yani evlilik kavramını bir köşeye atın.

Burda önemli olan, ben bunu söylediğim zaman çiftler biraz şaşırıyorlar tabi, yani siz hani evlilik terapistisiniz aynı zamanda hani evliliğinizi bir tarafa atın demek, ama bunu şunun için söylüyorum, burada önemli olan evlilik değil, ilişkiniz. İlişkiniz iyiyse evliliğiniz de iyidir. İlişkiniz iyiyse yani geleceğiniz nokta da iyidir. Yani bu ayrılık da olsa, boşanma da olsa devamı da olsa.. İlişkiniz kötü olursa evliliğiniz de kötü olur.. Onun için eşine şöyle bir mesaj vermek; yani ben problemleri çözmek istiyorum, çünkü ilişkime değer veriyorum.

Ama bunun anlamı şey değil, yani illa evli kalacağım anlamı değil.. Çünkü bu baskının kalkması lazım ve yavaş yavaş çiftin düşünmeye başlaması lazım. Yani ne kötü gitti? Karşımdaki insanın özellikleri ne? Çünkü birçok insan birçok erkeği görüyorsunuz geçmişinden gelen birtakım ögeler bir anda hani şey gibi düşünün, yani bir virüs vücudumuzun bir yerinde duruyor, duruyor duruyor, sizin zayıf bir noktanızı yakalayıp o anda harekete geçiyor. Yani birtakım faktörlerin etkisiyle. Bunları yakalamaya çalış, yani bir ölçüde karşınızdaki insanı analiz edip ona göre nasıl bir çizgi oluşturulur, o noktaya başvurmak. Tabi çok çaresiz kalınan durumlarda profesyonel bir yardım almakta fayda var tabi.”

Aldatmak Aldanmak Hukuk ve Boşanma
Biraz karışık, zor konular galiba bu aldatma meseleleri… Çok boyutlu, her yönden ele alınabilir; sosyal, kültürel, psikolojik, dini, ahlaki, hukuki, felsefi ve daha birçok açıdan ele almak mümkün. Tarihi çok eski, insanoğlunun cennetten kovulma öyküsüne dek uzanıyor. Şu ya da bu şekilde, geçmişinde, bu gününde yaşamayan var mıdır, sanmam. Hukuki açıdan biraz irdeleyelim bakalım, nelerle karşılaşacağız...”Aldatmak” bir eylem. Yani yapılabilmesi için “iradi olması” gerekiyor. İradi olmayan aldatma mümkün mü? İlk bakışta tuhaf gelse de mümkün.

İradilik unsuru, belirli bir amaca yönelme, davranışları, sonuçları öngörme, bilerek isteyerek yapma anlamına gelmekte. Önce us yani akıl olacak, akıldan irade doğacak. Bu akıl konusu da naif bir konu.
İrade, hukukta sayısız alanda incelenmiş, tartışılmış. İrade, yani bilmek ve istemek bazen bozuluyor, çeşitli nedenler olabiliyor bunlar, hastalıklar, hata, hile hatta tehdit ile… İradenin bozulduğu halleri de biz bir kenarda bırakalım şimdilik. İradenin tam yansıması olan kasdi davranışlar, bir de dikkatsizlik ve tedbirsizlik dediğimiz taksirle yapılan davranışlar olsun bu yazının konusu.

Aldatmayı da sınırlayalım, öyle ya geniş bir kavram aldatma. İkili ilişki seviyesine indirelim, hadi biraz daha daraltalım alanımızı, kadın - erkek ilişkilerine, hatta flört, sevgili, nişanlı, karı – koca ilişkilerine dek inelim.

İlişkiye aile hukuku perspektifinden bakacağımız için, taraflar ya nişanlı olacaklar ya da evli. Nişanlıları da şöyle bir yana koyalım, bizimkiler evli olsun. Biraz heyecan katalım hikayemize, taraflardan birisi ya da her ikisi, evlilik ilişkisi dışında, sürekli-süreksiz ilişki/ler yaşasınlar. Günün birinde bir taraf öğrensin ya da zaten biliyorsa, yeter desin, her neyse boşanma gelsin gündeme. Her iki taraf da boşanma konusunda hemfikirse burada tartışmanın gereği yok. Değilse peki ne olacak? Yani eşlerden biri, (aldatan/aldatılan) ya da her ikisi birden hem ne yapacağı konusunda, hem de ilişkiyi sürdürme konusunda kararsız, tereddüt içerisinde ise…

Medeni Yasaya göre eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Mutlak boşanma nedeni olan zinayı her türlü delille ispat etmek olanaklı. Yalnız, bu sebeple dava açmak isteyen eş boşanma sebebini öğrenmesinden itibaren altı ay ve her halde zina eyleminden itibaren beş yıl bir süre içerisinde dava hakkını kullanmak zorunda.

Eşini affederek evliliğini devam ettiren eşin bu sebeple dava hakkı bulunmuyor. Bunun amacı, sadakatsiz davranışın ilişkide devamlı bir tehdit konusu olmamasını yani hakkın kötüye kullanılmamasını sağlamak.

Zina dışında ayrıca Medeni Yasada genel bir boşanma sebebi bulunmakta, buna göre evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenemeyecek derecede temelden sarsılmış olursa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Karı koca arasında meydana gelen bir olayın evlilik birliğine etkisini ise tarafların yaşama biçimleri, yaşama bakış açıları belirliyor. Evlilik birliğinin sarsılmasına eden olan olayları önceden belirleme olanağı bulunmamakta. Buna neden olan eylem/eylemler önemli; söz konusu eylemin buna dayanarak dava açan kişide evlilik ruhunu söndürmüş ve onu evlilikten nefret eder hale sokmuş olması gerekli ve yeterli.

Uygulamada, sadakatsizliğin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği kabul edilmekte ve sadakatsizliğe uğrayan eşin bu nedenle diğerinden manevi tazminat da isteyebileceği kabul edilmektedir. Aşağıdaki karar bir Yargıtay Hukuk Genel Kurul Kararı olup, gerekçesi okunmaya değer;

“…Eşler yekdiğerine karşı sadakate sorumlu olmasına rağmen, olayda, davalının karısına sadakat göstermediği anlaşılmaktadır. Böylece, davalının sadakatsiz tutumu nedeniyle davacının kadınlık haysiyet ve şerefinin ihlal edildiği ve onun çevresinde küçük düşürüldüğü ve hatta bu yönden ruhsal bunalıma sürüklendiği ve bu suretle boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle şahsi menfaatlerinin ihlal olunduğu tartışılmayacak biçimde gerçekleşmiştir. Türk toplumunda, geleneksel olarak, kadının zinası ve iffetsiz davranışları bir erkeğin haysiyet ve şerefine en ağır biçimde yapılmış tecavüz teşkil eder.

Bu açık değer yargısının tartışmaya dahi tahammülü yoktur. Ancak, kadın haklarının erkeklerle eşit düzeye getirildiği Cumhuriyet dönemine kadar erkeklerin sadakatsiz tutumları veya 3. kişilerle olan cinsel ilişkileri karıları tarafından hoşgörüyle karşılanmakta iken bugün için, kırsal bölgeler dahil, haklarının bilincine varan Türk kadınları, kocalarının bu olumsuz davranışlarından ciddi surette sarsıntı geçirir düzeye erişmiş bulunmaktadır.

Bu itibarla, toplum içinde ortada hiçbir sebep yok iken ve hiçbir kusuru bulunmazken hayatını kendisine verdiği ve bağladığı kocasının başkalarıyla çocuk meydana getirecek derecede senelerce devam eden ilişkisinden dolayı davacının, çevresinde, kadınlık gururunun ve haysiyetinin ağır bir şekilde tecavüze uğradığının kabulü gerekir. Yukarıda açıklanan görüşün, insan hakları eşitliğinin teyidi olmaktan başka, kocaların, karılarına karşı sadakat açısından davranışlarını ayarlamasına yardımcı olacak en isabetli yorum ve takdir olduğuna kuşku yoktur…”

Kararda vurgulanan konu sadakatsizliktir; başkalarından çocuk sahibi olma sadece somut olayın özelliği gereğidir, durumu ağırlaştıran bir neden olup, şart da değildir. Burada herkesin iyi niyetle davranmasının asıl olduğundan, herhangi bir nedenle hakkın kötüye kullanılmamasından ve her davanın, olayın, kendi içinde bulunduğu somut şartlara göre değerlendirilmesi gerektiğinden de bahsetmek gerekir elbette… Bu somut şartlar, her olayda ayrıca ele alınarak değerlendirilmelidir.

Biraz da subjektiflik katalım işin içine; yıllar önce eşinin kendisini aldattığından şüphelenen bir arkadaşım telaş, kızgınlık ve öfkeyle beni aramıştı, aramızda geçen diyalog aşağıda;

— Biliyorum, şu anda o kadınla, nerede olduklarını da, gidip onu bulacağım rezil edeceğim, polise(zina o zaman suç idi), gazetecilere haber verip bastıracağım…

— Biraz sakinleş bakalım, dur biraz, sen ne istiyorsun şimdi?

Arkadaşımın beklemediği bir yanıttı bu. Şaşırdı elbette...

-…..? Anlamadım…?

— Bırak eşinin ne yaptığını… Sen ne istiyorsun? Farz edelim ki, bu dediklerini yaptık… Peki, sonra ne yapmayı düşünüyorsun, herhalde boşanacaksın değil mi?

— Bilmiyorum, düşünmedim.

— O zaman biraz düşün; iki seçeneğin olacak sonuçta. Eğer boşanacaksan, herkes kendi yoluna gidecek ise, o zaman rezil etmek niye? Sonuçta öyle ya da böyle ortak bir yaşamı paylaştınız, birlikte yıllarınız geçti ve iki çocuğunuz var. Bir düşün, çocuklar büyüdü, delikanlı oluyorlar, onların bu durumdan nasıl etkileneceklerini… Gerek var mı böyle bir şey yapmaya? Ya da boşanmayacaksan, evliliğine böyle devam edeceksen, o zaman her şeyi daha da zorlaştırmaya gerek var mı? O zaman başka çözüm yolları aramalısın bence…

Başta da yazdığım gibi, zor konular bunlar.

Bir tek hayatınız var ve bunu nasıl yaşayacağımıza kendiniz karar vereceksiniz.

Kim olursanız olun, ne iş yaparsanız yapın “nasıl” yaşayacağınızı siz belirleyeceksiniz ve bu hakkınızı da kimse elinizden alamaz. Gerçekte sahip olduğunuz en değerli şey bu seçme özgürlüğünüz.

Bir düşünün, değişik kimlikleriniz, toplumsal yaşamda giydiğiniz elbiseleriniz olsa da aynı kişi olduğunuzu… Nasılsanız öylesiniz, sözünüz, özünüz, ruhunuz, aklınız, yüreğiniz… Kısaca, siz!

Kıldan ince kılıçtan keskin haller olsa da, beyazın tonları da olsa yaşamda… İyi ya da kötü olmasa da… Gene de bir düşünün; hiç kimsenin, hiç bir nesne ve/veya durumun yalan söylemeye, aldatmaya değip, değmeyeceğini… Kastettiğim sadece kadın - erkek ilişkisi değil, her türlü ilişki için… Hiç bir kazancın buna değip değmeyeceğini…

İş yaptığımız insanlar, eşimiz, dostumuz, anamız, babamız, evladımız… Köşedeki bakkal, trafik polisi… Yalan, sadece diğer yalanları getiriyor beraberinde...

Diyelim ki, geleceğiniz sihirli bir küreden gösterildi size; gördünüz ki, günün birinde mutlaka bir seçim yapmak zorunda kalacaksınız hangisini seçerdiniz, aldatmayı mı aldatılmayı mı?

“Unutmayın ki, birinde masumiyetin özgürlüğünü ve hafifliğini taşıyorsunuz, unutmayın ki, edilgensiniz, unutmayın ki, içinde bulunduğunuz durum sizin davranışınızın sonucu değil; bu aptallık ya da saflık olarak kabul edilse dahil…”.

Her ilişkimiz bizim yansımamız değil midir aslında?

Bir gün, arabadan el bilgisayarımız çalınmış, karakoldayız, yanımda güngörmüş, yaş yaşamış teyzem, polislere “biliyor musunuz çocuklar dedi, ben suç işleyenlere çok acıyor ve üzülüyorum, onlar için çok dua ediyorum” dedi. Polisler, gülerek “teyze niye suç işleyenlere acıyorsunuz, mağdurlara acısanız, onlar için dua etseniz daha iyi olmaz mı”. ???

Cevap düşündürücüydü;

“Mağdurların kayıpları; malları, canları dahi olsa çok ağır değil yavrum, suçluların taşıdığı yüke oranla… O nedenle onlar için daha çok dua ediyorum”.

Hepimize, toplum olarak yalansız, aldatmasız günler dileğiyle…

 
Kaynak : www.aldatma.net

   Haber Eklentileri
a vitamini
abiye
ablam
aile
aile fotoğrafları
aile hekimim kim
aile hekimini öğren
aile hekimliği
aile hekimliği adıyaman
aile hekimliği nedir
aile hekimliği pilot iller
aile hekimliği sorgulama
aile nedir
aile resimleri
aile şiirleri
aile ve çocuk
ailenin önemi
ailenin tanımı
akne
akne ilaçları
akne izleri
akne tedavisi
anne resimleri
anne şiirleri
baldız
baldız baldan tatlıdır
baldız video
bayrak şiirleri
bebek resimleri
boşanma
cilt bakımı
cinsel ilişki
cinsel pozisyonlar
cinsellik
çocuk resimleri
davetiye
dil şiirleri
doğa şiirleri
eğitimde ailenin önemi
enişte
eniştem
eskişehir aile hekimliği
evleniyorum
evlenmek
evlenmek istiyorum
evlilik
evlilik nedir
evlilik sorunları
evlilikte cinsellik
evlilikte ilk gece
gelin
gelin başı
gelin dergisi
gelin resimleri
gelin saçı
gelinlik
gelinlik 2007
gelinlik fiyatları
gelinlik izmir
gelinlik resimleri
gelinlikler
gözaltı bakımı
gözaltı çilekeş
gözaltı morluğu
gözaltı morlukları
gözaltı torbaları
halam
hayvan şiirleri
ilk gece
ilk gece anıları
ilk gece erkek
ilk gece korkusu
ilk gece video
ilk gece videoları
insan şiirleri
islamda aile
islamda cinsellik
islamda evlenmek
islamda ilk gece
kaynana
kaynana hikaye
kaynanam
kaynanamı
kızlık zarı
millet şiirleri
roaccutane
sağlık bakanlığı
sevişme
sevişmek
sivilce
sivilce ilacı
sivilce izleri
sivilce maske
sivilce oyunu
siyah nokta
suna dumankaya
tesettür gelinlik
teyze
toplumda ailenin önemi
vajina
vatan şiirleri
yenge

 

2007 © Tüm haklari saklydyr. Created by WebKral